DOLAR 38,0125 % 0.27
EURO 41,9992 % -0.09
STERLIN 49,5515 % -0.57
FRANG 44,6943 % 1.28
ALTIN 3.797,56 % 0,02
BITCOIN 83.010,13 -0.184

“AKP’nin yasa teklifi hayvanların öldürülmesinin önünü açıyor”

Yayınlanma Tarihi : Google News
“AKP’nin yasa teklifi hayvanların öldürülmesinin önünü açıyor”

Hayvan Hakları İzleme Komitesi, AKP’nin Hayvan Hakları İzleme Komitesi’nda değişiklik yapılması için hazırladığı ve dün meclis gündemine taşıdığı kanun teklifi ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

AKP, sahipsiz hayvanlara ilişkin kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sundu. Hayvan hakları savunucuları teklife ilişkin endişelerini dile getirirken Hayvan Hakları İzleme Komitesi de yasa teklifinin tecriti yasal hale getirdiğini ve hayvanların öldürülmesinin önünü açtığını kaydetti.

Komite tarafından yapılan yazılı açıklamada, teklifte hayvanların nasıl yok edileceğinin anlatıldığı, popülasyon sorununun asıl kaynağı olan üretim ile ilgili tek bir düzenleme önerisinin yer almadığı ifade edilerek, “Koruma ve haklar anlamında hiçbir maddenin yer almadığı bu teklifi asla kabul etmiyoruz” denildi.

Açıklamada ayrıca ötanazi uygulamasının getirilmek istenmesindeki amacın, ‘kamu güvenliği’ gibi yuvarlak ifadelerle belirlenen koşullarla, isteyen belediyenin istediği hayvanlar için ötanazi kararı alabilmesinin önünü açmak olduğu ifade edildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Sokakta yaşayan hayvanların bakımevlerine kapatılması ve tecrit edilmesini engelleyen 6. madde değiştirilmek isteniyor. Mevcut kanuna göre al-kısırlaştır-aldığın yere bırak uygulaması ortadan kaldırılarak tüm hayvanların bakımevlerine kapatılması planlanıyor. Bu durumda bakımevi tanımı da değişiyor, bu yerler hayvanların geçici olarak tutuldukları değil öldürüldükleri, hapsedildikleri yerler olacak.

Zamanında bu modeli benimseyen ve örnek gösterilen Konya Büyükşehir Belediyesi’nin bakımevinin içerisinden,  köpeklerin sıraya girmiş halde tutulduğu ve bir köpeğin başına kürekle vurularak öldürüldüğü bir görüntü sosyal medyaya sızmıştı. Olayın ardından bakımevine gidildiğinde avukatlar tarafından bu kadar fazla sayıda hayvanın tutulmasından doğan temel hijyen gerekliliklerine aykırılıklar, hayvanların duygu durumları gibi sürdürülebilirliği imkansız tüm hususlar raporlanmış, ancak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bakımevine keşfe gidilmemiştir. DKMP tarafından bakımevinin sorunsuz olduğuna dair rapor verilmiştir. Ne belediye başkanı, ne veteriner hekimler, ne olayın olduğu yerde bulunan personel yargılanmıştır. Bakımevlerinin kapalı kapılar ardında gerçekleştirdiği eylemler görüntü kaydı gibi somut delille ortaya konulduğunda dahi cezalandırılmıyor iken,  bu sefer çok daha fazla hayvanın “yasal” olarak içeride tutulması ile meydana gelecek eylemler denetlenemeyecektir.

“ÖTANAZİ ADI ALTINDA TÜM HAYVANLAR ÖLDÜRÜLECEK”

Yapılmak istenen değişiklik ile bakımevine alınan hayvanlardan saldırgan olan, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak olan hayvanlara yerel yönetimlerce ötanazi yapılması öngörülmektedir. Teklifte hayvanların kamu güvenliği bakımından tehlike oluşturması halinde de öldürülebileceği belirtiliyor.

Yürürlükte olan 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 9. maddesine göre; bulaşıcı hastalığın, insan sağlığı için risk durumunun, davranışları insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden bir hayvanın veya olumsuz davranışları kontrol edilemeyen bir hayvanın söz konusu olduğu hallerde veteriner hekim tarafından ötanazi yapılmasına karar verilebilmektedir. Anlıyoruz ki maddenin getirilmek istenmesindeki amaç, kamu güvenliği gibi yuvarlak ifadelerle belirlenen koşullarla isteyen belediyenin istediği hayvanlar için ötanazi kararı alabilmesinin önünü açmaktır.

Sahada olan aktivistler olarak biliyoruz ki bugün belediyeler havlamayı, hayvanın boyutunu, çöpte yemek aramayı dahi saldırganlık olarak adlandırarak hayvanları toplamaya çalışmaktadır. Halihazırda öne sürülen kuduz ve saldırı vakalarına yönelik yürürlükte bir madde varken bu maddenin getirilmesinin, hayvanlar için toplu kıyım anlamına geleceğini biliyoruz.

Taslakta öldürmenin koşullarını yukarıdaki gibi açıklanırken ek olarak da Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’ne atıf yapılarak köpek sayısının sorun teşkil ettiğine kanaat getirilmesi halinde hayvanlara uygulanacak tedbir olarak hiçbir farklı gerekçe aranmaksızın ötanazi uygulanır denmektedir. Bu şekilde de tüm hayvanların öldürülebilmesinin önü açılmaktadır.

TOPLAMA YAPMAYAN BELEDİYELER CEZALANDIRILACAK

Yasadan doğan görevlerini yerine getirmeyen belediye başkanı ve belediye yetkililerine altı aydan iki yıla kadar hapis cezası getirilmesi öneriliyor.

Küpeli hayvanları toplayan, yönetmeliğe aykırı olarak uyuşturucu tüfek kullanan, hayvanları kanuna aykırı bir şekilde istiflenmiş bir biçimde bakımevlerinde tutan, viral hastalıkların kol gezdiği ve hiçbir hijyen kuruluna uyulmayan bakımevlerinde hayvanların ölümüne sebebiyet veren bakımevleri çalışanları ve veteriner hekimler ile ilgili görevi kötüye kullanma suçundan suç duyurusunda bulunulduğunda; “kamu zararı veya üçüncü kişi zararı oluşmadığı” belirtilerek beraat verilirken, “toplama görevini yerine getirmeyen” ilgililerin görevi kötüye kullanma suçu ile yargılanacaklarının belirtilmesi kabul edilemez. Bunun yanında bir suç, ancak şartları oluştuğunda işlenmiş sayılır ve yargılama mümkün olur. Bu yönde bir düzenleme hukuken kabul edilemez olacağı gibi, belediye çoğunluğunu elinde bulunduran Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kendi belediye çalışanlarını bu zamana kadar yargılamamak için diretirken, son seçimde pek çok belediyeyi kaybettikten sonra böyle bir düzenlemeye gitmek istemesi hayvanları kullanarak başka hesaplar peşinde olduğunu göstermektedir.

BAKIMEVİ KURMA ZORUNLULUĞU

2021 yılında yapılan değişiklik ile nüfusu 25 bini aşan belediyelerin 2023 sonuna kadar bakımevi kurma zorunluluğu getirilmişti, teklif kapsamında bu süre 2028 sonuna kadar uzatılacak, ayrıca mevcut bakımevlerinin durumlarının iyileştirilmesi için de 2028 sonuna kadar süre verilecek. Türkiye’de 1389 belediye bulunmasına rağmen toplam 105 bin hayvan kapasiteli 322 bakımevi bulunmaktadır. Bunların çok büyük bir kısmı da uygulama yönetmeliğine uygun olmamakla birlikte hayvanların kapalı kapılar ardında şiddete maruz bırakıldığı, ölüme terk edildiği ya da öldürüldüğü yerlerdir.

Tüm ülkede toplam 105 bin kapasiteli bakımevi varken AKP’nin 4 milyon köpeği toplayıp bu tesislerde tutarak yuvalandırma çalışması yapılmasını istemesinin akla yatan bir yanı yoktur. Ayrıca teklif, kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini ve belediyelere hayvanları toplayıp bakımevlerinde tutmalarını söylerken bakımevi olmayan belediyelerin bakımevleri kurulana kadar ne yapacağı da belirtmiyor.”

Çukurova

Erciş Haberleri
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren siteler