DOLAR 38,0125 % 0.27
EURO 41,9992 % -0.09
STERLIN 49,5515 % -0.57
FRANG 44,6943 % 1.28
ALTIN 3.797,56 % 0,02
BITCOIN 83.010,13 -0.184

Bireyin Kısır Hâlleri

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi : Google News
Bireyin Kısır Hâlleri

Musa Güven, Mersin’de doğup büyüdü. Çukurova Üniversitesi’nde İletişim Bilimleri bölümü öğrencisi.

Musa Güven – Çukurova Bülten Haber Merkezi

Çok bilindik bir söz vardır. Derler ki: Üretemeyen tüketir. Yani ürettiğin oranda tüketme durumun azalıyor. Tersi de geçerli, tükettiğin oranda üretimin azalır.

Bireyin tatmin olma duygusu ve bir şeyler üretebilmek birbirine paraleldir. Bir insan üretirse ve ürettiği şeyin tüm aşamalarına hâkim olursa tatmin olma duygusu artar. Çağımızın insanı bu duyguyu çok az tadar. Çünkü ürettiği şeye yabancılaşmıştır. Sadece ürettiği şeye değil, bir insan olarak diğer insanlara yabancılaşmıştır.

Kolektif hareket etme yeteneğini kaybetmemiş insanlar arasında bu yabancılaşmadan pek bahsedilmez. Zira onları birbirine senkronize eden ortak amaçlar söz konusudur. Ortak akıl evrimsel süreçte insana avantaj sağlamıştır çünkü. Sanayi toplumunda herkes yalnızlaştığı için kendi kararlarını kendi başına alır. Bu durum da kaygıları beraberinde getirir. Yalnız insanın trajedisidir sergilenen.

Louis Aragon bir şiirinde şöyle anlatır yalnızlığı: Yalnız insan merdivendir, hiçbir yere ulaşmayan…

Her ne kadar yalnızlığı olumlayan fikirler oluşsa da gerçek yaşamda bunun pek bir değeri yok. İnsan etkileşime girdiği insanların toplamı olmaktan öteye gidebilir fakat şu şekilde: Miras bırakılan düşüncelerin ve pratiklerin ışığında ilerleyerek… Dolayısıyla yalnız insan merdivendir, hiçbir yere ulaşmayan.

Tüketim alışkanlıklarına gömülü bireyin rutinini bozmasını neden istiyoruz? Neden rüzgârın esiş yönünde savrulmasını istemiyoruz? Çünkü bizi evrimsel süreçte avantajlı kılan özelliklerden kopuyoruz. Birliktelik, dayanışma, yardımlaşma duygularımız köreliyor ve bu durum insan türü için tehlikeli bir hâl almaya başladı.

Yeni bir dünya savaşı tehlikesi ile karşı karşıyayız… Dünyamızda küçük bir azınlığın kârları uğruna ölen binlerce hatta milyonlarca insan var. İnsandaki bu doyumsuzluk, tüketme davranışı olumsuz etkiliyor yaşamımızı. Bizler tekrar cennette yaşar gibi mutlu, huzurlu ve eşit koşullara sahip olabiliriz.

Evet, üretemeyen insan tüketir. Tüketiyoruz ve tükeniyoruz. İnsancıl tutumlara yabancı kalıyoruz. Savaş isteyen kitlelere sahip oluyoruz. Daha da ötesi savaş karşıtı söylemleri terörize eder hâle geliyoruz. Buradan tek çıkış yolu var: Hümanist bir birliktelik, kader ortaklığı duygusu ve emekçilerin güçlenmesi… İnsanı aldatmayacak, hiçbir çıkar duygusu barındırmayacak yegane güç bunlardır.

Üretenin egemen olduğu toplumlar, tüketenin egemen olduğu toplumlardan her zaman daha sağlıklı olmuştur. Zira üreten, insan sağlığını her şeyden üstün tutar. Tüketme davranışı baskın olan toplumlarda insan sağlığı ikinci plandadır.

Bireyin kısır döngüden kurtuluşu üretmeyi tercih ettikten sonra başlayacaktır adım adım.

Çukurova

Erciş Haberleri
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren siteler