
Eğitim Sen Tarsus Şubesi bir basın açıklaması yaparak, laiklik ve bilim karşıtı eğitim müfredatını reddettiklerini ve buna karşı mücadeleyi yükselteceklerini duyurdu.
✍ Çukurova Bülten Haber Merkezi (Tarsus)
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Tarsus Şubesi tarafından Tarsus Yarenlik Alanı’ndan yapılan basın açıklamasında, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından dayatılan müfredat değişikliği protesto edildi.
Yarenlik Alanı’nda düzenlenen basın açıklamasına, sendika ve parti temsilcilerinin yanı sıra bazı STK temsilcileri de destek verdi.
“YENİ MÜFREDAT KAMUOYUNDAN UZAKTA TUTULARAK YAPILDI”
Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Tarsus Şubesi Başkanı Bülent Keser, müfredat gündemi hakkında, “Daha önce ve yıllar içinde defalarca değiştirilen, eğitim müfredatında bir kez daha kapsamlı değişiklikler yapmış ve taslak programları yayınlanmıştır. 2024/2025 eğitim öğretim yılından itibaren okul öncesi, 1., 5. ve 9. sınıflarda uygulanmaya başlanacak olan müfredat gibi önemli bir konuda yapılan hazırlıkların eğitim alanında örgütlü sendikalar ve kamuoyundan uzak şekilde gerçekleştirilmiştir” ifadelerini kullandı:
Eğitim-Sen Tarsus Şube Başkanı Bülent Keser’in açıklaması şu şekilde:
“Eğitimin ihtiyacı Cumhur İttifakının ihtiyacı değildir. Yapay zekanın, uzay yolculukları çağının; internet-bilgisayar-bilişim diye özetleyeceğimiz bu çağın ihtiyacı hiç değildir. 21.yüzyılda eğitimde uygulanacak eğitim programı bu önerilen program olamaz.
Öyleyse bu iktidar ne yapıyor?
Çağın dışına düşmüş, benimsenmeyen ve bir türlü başarılı olamadığı kendi kültürel ve ideolojik hegemonyasını oluşturmak istiyor.
Bilmiyorlar ki tarihin tekerleği geriye dönmez.
Bilimin, teknolojinin, iletişimin bu denli geliştiği bir dönemde zannediyorlar ki dindar nesil yetiştirecekler… Dinin bile içerik olarak farklılaştığı, millet denilen şeyin dünya vatandaşlığına döndüğü günümüzde Sünni Türk, milli ve manevi değerlerine sahip gençlik yetiştirmek istiyorlar.
“HANGİ DİNDEN, HANGİ DEĞERDEN BAHSEDİYORLAR?”
Milli ve manevi değer ne demek mesela? İnsanlık artık bir milliyet, vicdan bir din olarak yorumlanır ve kabul edilirken, hiçbir Müslüman neredeyse kendi ülkesinde yaşamak istemez ve göç yollarında ölürken hangi dinden, hangi Müslümanlıktan bahsediyorlar anlaşılması mümkün değil.
Ulusal sınırların anlamının kalmadığı, dünya vatandaşlığına giden bu çağda AKP-MHP koalisyonu, bu halka ve bu halkın çocuklarına sizi uyutmak için masal anlatacağız diyorlar. İmam Hatip mezunlarının, kendi çocuklarını örnek göstererek, nerelerde okuduğunu övgüyle söylüyorlar. Halbuki kendi çocuklarının Cumhurbaşkanı çocuğu olmak dışında bir vasfı yok.
Dünyada eğitim büyük bir devinim ve atılım gerçekleştirirken, bizim ülkemiz bir Bakan ve ekibinin, Saray ve şürekasının anlamayacağı ‘ben yaptım oldu bittiyi kabul edemez. Bugün resmi olarak kabul etse bile gerçekte bu müfredat uygulanamaz ve kabul edilemez.
“MÜFREDAT BİLİMSEL VE DEMOKRATİK KRİTERLERE GÖRE HAZIRLANMALIDIR”
Eğitim müfredatı, öğrencilere yaşamı bir bütün olarak kavramayı hedefleyen, çocuk ve gençlerin çok yönlü gelişimlerine hizmet edecek öğrenme yaşantılarını içeren laik ve bilimsel bir içerikte olmalı, çokdillilik temellinde anadili eğitimini esas alan yeni ve demokratik bir müfredat hazırlanmalıdır.
Hazırlanan müfredat gerici dinci olduğu gibi toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren, kadınların bakım emeğini yok sayan ve gelenekçi aile yapısını kutsallaştıran bir müfredatı tanımıyoruz. Kız çocuklarımızı eşit, bilimsel ve karma bir eğitim ile okullarımızda yetiştirmek hepimizin görevidir.
“Değer” denilen şey insanlığın ve çağın ortak değeri ise hayat bulur. Yoksa bugün iktidar olma vasfını bile yitirmiş bu İttifakın “değer” diye yutturmaya çalıştıkları, dini sosa bulanmış bir değerler manzumesi olamaz. Kaldı ki “değer” dersle verilecek bir uygulama da değildir.
“İKTİDAR ÇOCUKLARIMIZIN RUH SAĞLIĞIYLA OYNUYOR”
Yalandan başka şey bilmeyen, yolsuzluktan, kendi konfor ve çıkarlarını düşünmekten başka bir şey yapmayan; halkı yoksulluk ve sefalete sürükleyen dolayısıyla adını andıkları tüm değerleri ayaklar altına alan bu iktidarın “değer, milli-manevi değer” diye haykırdıkları yalanlarına kimse inanmaz.
Bu iktidar giderayak çocuklarımızın ve gençlerimizin ruh sağlığıyla oynuyor. Kendi cinsiyetçi, tekçi, ötekileştirici anlayışlarını körpecik beyinlere vermek; çağıyla uyuşmayan, teknoloji ve bilimden uzak, medeni insanlık dünyasından çıkacak bir geleceğin peşine düşmüş durumdalar.
Biz kabul etmiyoruz, siz de etmeyin. Kendi çocuklarını Amerika’da, Avrupa’da en iyi koşullarda okutmak isteyenler bize Orta Çağı gösteriyorlar.
“MÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞI MÜCADELEYİ YÜKSELTECEĞİZ”
Eğitim müfredatı olmaktan çok uzak olan ve tek adam rejiminin yaratmaya çalıştığı dini esaslara dayalı toplum modelini temel alan, laiklik ve bilim karşıtı yeni müfredatı reddediyoruz. Eğitim ve bilim emekçileri başta olmak üzere, öğrencilerimiz, velilerimiz ve tüm kamuoyu ile birlikte bilime ve laik eğitime açıkça meydan okumak anlamına gelen müfredat değişikliklerine karşı birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz.
Tüm siyasi partileri, demokratik ve sivil toplum örgütlerini bu gerici-ırkçı iktidarın ihtiyacı doğrultusunda yapılmak istenen müfredat ve ders programlarına karşı çıkmaya çağırıyoruz.
Bu müfredatı; 100 yıl öncesinin hayalini 100 yıl sonrasının hedefi olarak planladığı için
Bu müfredatı; ülkenin ve çocukların geleceğini mevcut iktidarın kendi ikbaline kurban ettiği için
Bu müfredatı; LAİK, BİLİMSEL, DEMOKRATİK EĞİTİME, KARŞI olduğu için reddediyoruz!