
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), mayıs ayı raporunu paylaştı. Mayıs ayında erkekler tarafından 40 kadının öldürüldüğü, 20 kadının ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği kaydedildi.
✍ Haber: Azime Bali (Çukurova Bülten Haber Merkezi)
Kadın cinayetleri devam ediyor. Gaziantep’te ortaya çıkan verilere göre, öldürülen 40 kadından 14’ü “boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek” gibi kendi hayatına dair karar almak istedikleri gerekçeleriyle erkekler tarafından katledildi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Gaziantep Temsilcilerinden Tuana Gencer ise Çukurova Bülten‘e Antep’te yaşanan cinayetler hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Gencer, Gaziantep’te Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun cinayetler karşısında gösterdiği tutum ve kararlılığa vurgu yaptı, kadınların karşı karşıya kaldıkları sorunları ve çözüm yollarını aktardı.
“1 aylık süreçte erkekler tarafından 9 kadın cinayeti işlendi
Kadın cinayetlerini Gaziantep için değerlendirdiğimizde ne ile karşılaşıyoruz? Tabloda bir değişim oluyor mu ? Gaziantep’te yaşanan kadın cinayetleriyle ilgili ne düşünüyorsunuz?
Tuana Gencer : Verilere baktığımızda 14.05.2023 ile 27.05.2024 tarihleri arasında Gaziantep’te 9 kadın cinayeti olduğunu görüyoruz. Bu kadın cinayeti verileri aslında bize Türkiye genelindeki kadın cinayetleri ile ilgili de bir ipucu veriyor. Çünkü ülkenin her yerinde kadınlar aynı eşitsizliği yaşıyor, aynı sebeplerle öldürülüyor.
Seçimlerin öncesi ve sonrasındaki durum için hemen bir yıl içerisinde karar vermek çok mümkün olmayabilir. Direkt bir yıl üzerinden hemen bir oranlama yapamayabiliriz ancak şunu ifade edebiliriz: Yıllardır Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak kadın cinayeti verileri tutuyoruz ve verileri raporlamaya başladığımız andan itibaren gözlemlediğimiz şu ki iktidar ne zaman kadın düşmanı söylemlerini arttırırsa ne zaman kadınların kazanılmış haklarına saldırmaya çalışsa kadına yönelik şiddetin aynı doğrultuda arttığını gözlemliyoruz.
“Nafaka hakkımıza el uzatıldı, Medeni Kanun tartışmaya açıldı…”
Bunun tam tersi bir durum olarak da iktidar ne zaman kadına yönelik şiddeti önlemek için olumlu anlamda bir hamle yapsa -örneğin İstanbul Sözleşmesi’ni imzaladığımız yıl kadın cinayetleri azalmıştı- kadına yönelik şiddetin de azaldığını gözlemliyoruz. Ve son bir yıldır iki koca seçim atlattık. Genel seçim ve yerel seçim. Siyasi iktidar genel seçimleri kazandıktan hemen sonra kadın üniversitelerini konuşmaya çalıştı. Hemen 6284’e saldırmaya çalıştı. Medeni Kanunu tartışmaya açmaya çalıştı, nafaka hakkımıza el uzatmaya çalıştı. Yani aslında toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren kadın düşmanı adımlar attı.
Aynı şekilde yerel seçimlerde kadınlarla alakalı programa baktığımızda görevi sığınma evleri, kadın danışma merkezleri açması gerekenlerin bir vaat olarak kadınları otobüsle istedikleri yerde indirmeyi önerdiklerini gördük. Kadınları kamusal alandan soyutlayacak pembe otobüsü diye bir şey önerdi Yeniden Refah Partisi. Oysa biz bunların gerçek çözüm olmadığını biliyoruz.
“Sorun da çözüm de ortada…”
Veriler bize sorunu da çözümü de gösteriyor. Çözüm var olan bu eşitsizliği ortadan kaldıracak çeşitli adımlar atmaktır. 6284’ü, İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamaktır. En çok en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülüyorlarsa kadınlar ve şiddet göz göre göre geliyorsa kimi zaman, kadınları karakol kapılarından evlerine geri göndermek yerine süreci etkin bir şekilde yürütmektir. Onlarsa bu çözümleri uygulamak bir yana dursun her gün haklarımıza saldırmaya çalışıyorlar. Biz hiçbir kazanımımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Onlar bu eşitsizliği derinleştirmeye çalıştıkça daha fazla örgütleneceğiz. Ve kadın cinayetlerini kendi mücadelemizle durduracağız dedi.